Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hukuka aykırı biçimde elde edilen delillerin, dikkate alınamayacağını vurguladı. Yargıtay bu kararı, saksıda hintkeneviri yetiştiren kişinin evinin hakim kararı olmadan aranması üzerine aldı. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, başkaca delille de desteklenmediği için yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, sanığı suçunu hakim önünde ikrar ettiği itirazını Genel Kurul, 2 üyenin red oyuna rağmen kabul etti ve sanığın yeni TCK'ya göre yargılanmasını istedi.
Cuma, Şubat 24, 2006
Hukuka aykırı delil, delil midir?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
5 yorum:
İlk yorumcumuza önce içten selamlar.
Burcu,
bu anlatılanlarda sence de bir mantık çelişkisi yok mu? Dosyadaki bir delilin hukuka aykırı elde edilip edilmediğini kim denetleyecek peki? Elbette ki o dosyanın mahkemesi. Bu denetimi yapıp delili o mühürlü zarf içine koyabilmesi için, o delili - bulgu desek daha doğru olur buna- incelemesi gerekmeyecek mi? Gerekecek. İnceleme yaparken vicdani kanaati etkilenmeyecek mi? Etkilenecek. O halde mühürlü zarfın pek fazla bir fonksiyonu kalmıyor. Ancak hakim ya da mahkeme değişikliklerinde işe yarayabilir. Bu da istisnadır.
Şimdi uygulamada yaşadığım bir örneği aktarmak istiyorum: Bir ağır ceza davasında sanık müvekkilim hakkında, isimsiz ve imzasız bir mektup, celse arasında dosyaya konulmuştu. Bu mektup müvekkilimi zorda bırakacak ağır ithamlar içeriyordu. Bunun dosyaya konulduğunu duruşmada mahkeme başkanının bu mektubu sesli okumasıyla öğrendik. Okudu. Ve ben savunmaya başladım. İsimsiz ve imzasız olduğu ve CMK'daki ihbar usulüne uygun yapılmadığı için "hukuka aykırı bir bulgudur" Anayasa md. 38 gereğince dosyadan tefriki gerekir, dedim. Sözlerim zapta geçirildi ama bu mektup hala tefrik edilmedi. Kapalı zarfa koymak yahut hukuka aykırılık kararı almak falan söz konusu bile değil. Mahkemedeki zihniyet şu: Ben bunu hükme esas almam. Yani gerekçeli kararımda bu belgeyi delil olarak yazmam. Ee peki nerede kanaatin etkilenmemesi için getirilen usuller. Salt teoride.
İnan bana, hukuka aykırı bulguların delil olarak kullanılması meselesi henüz ülkemizde tam olarak anlaşılmış değil. Bu anayasal ve evrensel ilkenin ne zaman, uygulamada da -ciddi- yer bulacağını merak ediyorum.
Bu çözümlenmedikçe "adil yargılanma" hala hayallerimizi süsleyecek.
Değerli Meslektaşım Burcu,
ceza usulü sıkıcı bulmana şaşırdım. Hukukta usul zaten sıkıcı bir sahadır ancak olmazsa olmazdır. Yani hukuk düzeninin yolu, rotası, işaretleri ve kısacası bu trafiğin uyulması gereken kurallarıdır. Fakat bence ceza usul, hukuk usule göre çok daha dinamik, esnek ve zevklidir. Bu nedenlerle ceza usulü bir "ders" olarak görmekten ziyade bir yargılama aracı (elbette ki savunma da dahil) olarak gör.
Bence ceza usulde en önemli konular şunlardır: Yakalama (Şüphe...), arama (üst arama, mesken arama...), gözaltı, iletişimin tespiti, tutuklama,hukuka aykırı deliller, sorgu(emniyet ve savcılıktayken ifade, hakimlikteyken sorgu),görev ve yetki, karar.
Ceza yargılaması yeni mevzuata göre iki temel aşamadan oluşuyor: Soruşturma ve kovuşturma safhaları. Esas yargılamanın yapıldığı mahkeme öncesi işlemler soruşturma olarak adlandırılıyor, mahkemedeki süreç ise kovuşturma.Ceza yargılamasında serbestlik esastır ve amaç maddi gerçeği ortaya çıkartmaktır.Yeter ki hukuka aykırı yani yasak yöntemlerle elde edilmiş bir bulgu olmasın. Yeni 5271 sayılı CMK çok açık ve anlaşılır bir kanun. Kanunun sınavda da açık olması bu nedenle büyük bir avantaj(Bizim zamanımızda yoktu bu imkan). Yukarıda bahsettiğim temel hususların maddelerini işaretle ve kuru kuru öğrenme. Anlamaya çalış. Bir gün vaktin ve imkanın olursa gerek mahkemede gerek dosya üzerinden bir ceza dosyası nedir ne değildir, aşamalar, usuller nelerdir gösterebilirim. Özel hukuka göre çok zevkli geçtiğinden emin ol.
Umarım bu naçizane tavsiyelerim meslektaşıma yarar ve başarı getirir. Başarılar
merhaba erkan bey size nasıl ulaşabilirim.İki kardeşim cezaevinde konuyla ilgili bilgilerinizi almak istiyorum.
Öncelikle geçmiş olsun.
av.erkanmetin@gmail.com adresinden bana e-posta atabilirsiniz.
sayın erkan bey ;
ben ticaretle uğraşıyorum. krizden dolayı çeklerimi ödeyemediğim için hakkımda aranma kararı çıkmıştır.
bu konuyla ilgili yapılabilecek ne var? taksitlendirme yahut başka bir şekilde ödeme planı çıkartılabirmi?
ilginiz için şimdiden teşekkür ederim...
Yorum Gönder