Cumartesi, Şubat 25, 2006

İsmi Gibi Kudretli Düzenlemeler

Mevzuatımız düzenleme isimleri yönünden Rekorlar Kitabı'na aday olmalıdır. 24.02.2006 tarihli Resmi Gazete'ye bakınız. Bir yönetmelik yayımlanmış. Adı aynen şöyle: "TELEKOMÜNİKASYON YOLUYLA YAPILAN İLETİŞİMİN TESPİTİ, DİNLENMESİ, SİNYAL BİLGİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KAYDA ALINMASINA DAİR USUL VE ESASLAR İLE TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞININ KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK" :)
Bu arada yeri gelmişken iletişimin tespitine dair gerek 5271 sayılı Yeni CMK'da getirilen ve gerekse 5397 sayılı kanunla yapılan düzenlemeler bence her vatandaşın bilmesi gereken düzenlemelerdir. Bu kudretli düzenlemelerle ilgili düşüncelerime ileride blog'umda yer vermeyi düşünüyorum.

Cuma, Şubat 24, 2006

Hukuka aykırı delil, delil midir?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hukuka aykırı biçimde elde edilen delillerin, dikkate alınamayacağını vurguladı. Yargıtay bu kararı, saksıda hintkeneviri yetiştiren kişinin evinin hakim kararı olmadan aranması üzerine aldı. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, başkaca delille de desteklenmediği için yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, sanığı suçunu hakim önünde ikrar ettiği itirazını Genel Kurul, 2 üyenin red oyuna rağmen kabul etti ve sanığın yeni TCK'ya göre yargılanmasını istedi.

Adli Tıp Kurumu'nda Doktor Skandalı

Ceza davalarında son derece önemli bir yeri olan Adli Tıp Kurumu ile ilgili bir iddia ortaya atıldı. Sabah Gazetesi'nden Zülfikâr Ali Aydın'ın haberine göre hakkında "Kronik şizofren" raporu bulunan doktor, Adli Tıp'ta cezai ehliyeti incelemekle görevlendirilmiş. Haber doğruysa tarafsız ve bilimsel olması gereken Adli Tıp Kurumu'nun bu nitelikleri zan altında kalıyor demektir. Haber için: "46'lık doktor 46 raporu dağıtıyor".
Bu arada ilgilisine not: Yeni Türk Ceza Kanunu'nda eski TCK'daki 46. maddenin yerine 32. ve 57. maddeler öngörülmüştür.

Başlarken

Merhaba,
zihnimde henüz çürütemediğim bir kanaat var: Türkiye, ceza avukatları için zor bir ülke. Ceza Hukuku, "insan"ın gerçekten değerli sayıldığı bir toprakta en güzel meyvasını verir. Bu topraklarda ne yazık ki insan hala çok değerli sayılmıyor. Ve ceza hukukumuz da o güzel meyvalarını hala veremiyor.
İnsanın mağdur ya da zanlı olarak ceza hukukunun bir öznesi olduğu hallerde ceza avukatının önemi çok artıyor. Ancak ceza hukukunun temel prensiplerinin dahi henüz rayına oturmadığı ülkemizde ceza avukatının pekçok sorunla uğraşması gerekiyor. İşte bu site de bu uğraşılara küçük bir katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Hukukçuluk bilgiye dayalı bir meslektir. Ve bilgi de paylaşıldıkça artan bir güçtür. Bu sitede sadece bilgi paylaşılacaktır. Site sayesinde kişisel reklam yapma, iş veya menfaat sağlama gibi mesleğimize uymayan haller bu sitede yasaktır.
Özetle ceza hukukunu ve ceza avukatlığını anlamak ve anlatmaktır bizi yola çıkartan. Yola çıkarken, yoldan çıkanlardan değiliz biz.
Saygılarımla