
Önemli bir adli bölgenin işlerine bakan bir adliyede, ağır ceza mahkemesi.
Avukat, savunma yapıyor. Genel arama kararının, yasaya ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırılığından bahsediyor. Mahkeme başkanı, sertçe sözünü kesiyor: "Bırakın Avrupayı! Bize ne Avrupa'dan. Bunları Avrupa'ya gittiğinizde anlatırsınız." Avukat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğunu hatırlatıyor, başkan yumuşuyor, "Efendim istiyorsanız zapta yazayım ama Avrupa'yı karıştırmayın" diyor. Avukat, içinden reddi hakim yapması gerektiğini biliyor ama tutuklu müvekkilinin fazlaca mağdur olmasına neden olacağını bildiği için vazgeçiyor.
Anayasamızın, 15,16,42,90 ve 92.maddeleri uluslararası örf ve adet kuralları ile uluslararası sözleşmelerin iç hukukta doğrudan uygulanmasını sağlayacak kuralları içermektedir. Bu kurallar doğrultusunda usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan anlaşmalar, o andan başlayarak, bir ulusal metin haline gelmiş olur. Dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin yargı faaliyeti yürüten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye için bağlayıcıdır. En azından teorik olarak durum böyledir.
Yargı siyasallaşıyor, yargı sübjektifleşiyor.
Avukat, savunma yapıyor. Genel arama kararının, yasaya ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırılığından bahsediyor. Mahkeme başkanı, sertçe sözünü kesiyor: "Bırakın Avrupayı! Bize ne Avrupa'dan. Bunları Avrupa'ya gittiğinizde anlatırsınız." Avukat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğunu hatırlatıyor, başkan yumuşuyor, "Efendim istiyorsanız zapta yazayım ama Avrupa'yı karıştırmayın" diyor. Avukat, içinden reddi hakim yapması gerektiğini biliyor ama tutuklu müvekkilinin fazlaca mağdur olmasına neden olacağını bildiği için vazgeçiyor.
Anayasamızın, 15,16,42,90 ve 92.maddeleri uluslararası örf ve adet kuralları ile uluslararası sözleşmelerin iç hukukta doğrudan uygulanmasını sağlayacak kuralları içermektedir. Bu kurallar doğrultusunda usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan anlaşmalar, o andan başlayarak, bir ulusal metin haline gelmiş olur. Dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin yargı faaliyeti yürüten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye için bağlayıcıdır. En azından teorik olarak durum böyledir.
Yargı siyasallaşıyor, yargı sübjektifleşiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder